Neredeyse Amerika'ya vardığı andan itibaren, kardeşleriyle beraber çalıştı. Anılarında, 12 yıl içinde, gazete satıcılığından bakkal tezgahtarlığına, muhasebe işinden depo sorumluluğuna kadar 16 farklı işte çalıştığını söyleyen Juran, bunlar dışında Burlington Demiryolları ve Eyalet Komisyonu'nda da çalıştı.
Her ne kadar çocuk işçiliği olumsuz bir izlenim uyandırsa da, Juran bunun kendisi ve kardeşleri için birçok yönden faydalı olduğuna inanıyordu.
"Uzun saatlerden ve çok çalışmaktan korkmuyorduk. Yaratıcılığımızı kullanarak fırsatlardan yararlandık. Kazanımlarımızı sorumluluğumuz sayesinde elde ettik. Elimizi taşın altına koyduk ve bu sayede hayatımız boyunca bize yarar sağlayan bir iş ahlakı oluşturduk. "
Juran bütün iş deneyimlerini kendisi için eğitici buldu. Çalışmasına rağmen, ailesinin kendisinden ve kardeşlerinden beklentisi doğrultusunda, eğitimini hiçbir zaman ihmal etmedi. Genellikle yaşıtlarından 2 yıl önde olan Juran, ilkokul ve lisede, özellikle matematikte başarılı oldu.
Ailesinin durumunun düzelmesiyle, kazandıklarını eğitimi için ayırma imkânı buldu. 1920'de Minnesota Üniversitesi, Elektrik Mühendisliği Bölümü'ne girdi. Böylece, ailesinden üniversite eğitimine başlayan ilk kişi o oldu.
Eğitim masraflarının karşılanması her yıl nazik bir dengeleme eylemi olmasına rağmen Juran'ın en büyük meydan okuması ortalama C notu tutturmak olmuştur. Önceki okul yıllarında kolayca iyi notlar aldığından ders çalışmayı öğrenemedi ve kolej boyunca çalışmaya devam etti.
Juran okul dışında faaliyetlere de yöneldi. Bu dönemde tanıştığı satranç, onun için hayatı boyunca sürecek bir tutku oldu. Ordunun yedek subay eğitim birliğine katılmayı, ülkesine hizmet etmek için bir fırsat olarak gördü.
1924'te tanıştığı Sadie Sophie ile 2 yıl sonra evlendi. Çift 2004 Haziran ayında 78. evlilik yıldönümlerini kutladı.
Mezun olduğunda 6 şirkette deneyim sahibiydi. General Electric, Western Union ve Western Electric şirketlerinden teklif aldı. Telefon sektörünün başarıları dikkatini çektiği için W. Electric'in teklifini kabul etti. Hawthorne'daki üretim fabrikasında işe başlayan Juran'ın, ilk maaşı 27$'dı.
Dikkat çekmeyen başlangıçtan sonra kariyerinde ilerlemeye başladı:
- İstatiksel Denetim Bölümü kuruldu. Juran ilk çalışanlarındandı.
- 24 yaşında, yönetici konumunda ve bölüm yöneticisi olarak çalıştı.
- Hukuk doktorası derecesi aldı. (Büyük Kriz sırasında alternatif bir iş imkânı oldu).
- W. E.'nin merkezinde işletme mühendisi olarak çalıştı.
- Lend Lease işletmesinde (2. Dünya Savaşı sırasında müttefiklere silah ve mühimmat sağlayan işletme) istatistik, hesap ve kontrol bölümlerinde çalıştı.
- New York Üniversitesi'nde, profesör ve bölüm başkanı olarak, endüstri mühendisliği dersleri verdi.
- Yönetim, daha sonra kalite yönetimi konularında, uluslararası bir lider olarak, yazarlık, danışmanlık ve öğretim üyeliği yaptı.
- Juran Enstitüsü (25 yıllık bir kurum) ve Juran Vakfı'nı kurdu.
Juran'ın yaşamı ve kariyeri birçok açıdan 20. yüzyılda yaşananların aynasıdır. Kendisi 1928 Haziranı ile Ekonomik Krizden hemen önce 1929 Haziranı arasındaki zamanı hayatının en mutlu 12 ayı olarak ifade eder.
Son röportajında "Şefkat zamanlarıydı ve dünya daha yaşanabilir haldeydi. " diyen Juran, o zamanlar mutlu olduklarını söyledi. Telefon gibi şaşırtıcı icatları kullanıyorlardı ve Juran kariyerinde hızla yükseliyordu. "Barış zamanlarıydı ve beklentilerimiz gerçekleşiyordu. Büyük Kriz öncesiydi, Avrupa karışıklık içinde değildi ve bizler masumduk. Bundan sonraki onlarca yıl sorunlar sürdü. " dedi.
Juran analiz ve mühendislikteki beceri ve deneyimleri sayesinde Lend Lease'deki bütçe ve muhasebe problemlerinin üstesinden gelmeyi başardı. Amerika genelinde de yönetim sisteminin iyileştirilmesi için ayrıca çaba sarf etti.
Savaştan sonra Amerika'nın patlamaya hazır ekonomisinde, tutkusundan vazgeçerek yönetimde yer aldı. Şirketlere ve öğrencilere sorunları aşmaları için yardım etti. Bu yardım kısa sürede diğer ülkeleri özellikle de Japonya'yı etkiledi.
Juran'ın kariyeri çeşitli kurumlardan devlete, akademik dünyadan serbest çalışmaya kadar farklılık gösterse de, bu durum birçok kurumu ve kalite profesyonelini olumlu yönde etkiledi. W. Electric'te ve Lend Lease'de meslektaşlarını ve üstlerini, keskin zekâsı ve becerileriyle etkilerken, sivri dili ve diğer insanları anlamaktaki yetersizliğiyle birçok sorun yaşadı. Bu durumu "Büyük kurumların içinde yer almak için fazla bireyseldim." sözleriyle anlatır.
Asıl meseleden uzaklaştığını düşündüğü sırada ulaştığı bir sonuç, ona teknik bileşenleri ve insani boyutu da içerecek oranda geniş bir kavram yaratma olanağı tanıdı.
İnsan Bileşeni
Kaliteye insan bileşenini de eklemesi Juran'ın etkili bir şekilde kabul görmesine yol açtı. Juran kalitenin dar ve istatiksel bir alandan yönetim kavramını da içerecek şekilde genişlemesine yardım ettiğini söylemesine rağmen, bu ilgiyi hak etmediğini düşünmektedir.
Juran kariyeri boyunca birçok insanla ilişkilerinde problemler yaşadı. Yalnız kendi alanında değil, diğer insanların arasında yaşananların temelinde de değişime direnmenin, kendi deyimiyle kültürel direnmenin yattığı sonucuna vardı.
Diğer insanlarla uzun yıllar iyi bir şekilde çalışmaya çabaladıktan sonra, yöneticiler ve patronlar arasındaki benzer problemlerin kaynağını 1956'da Margaret Mead'in "Cultural Patterns and Technical Change" adlı kitabını okurken ansızın fark etti. Kitapta, Birleşmiş Milletler'in gelişmekte olan ülkelerde çalışan bir grubunun karşılaştığı problemlerden bahsediliyordu. Mead kitapta direnişin kültürler arasındaki çatışmadan kaynaklandığına dikkat çekiyordu.
Juran bu tespitle kalite dünyası arasında paralellikler kurdu. Yönetimle çalışanlar arasındaki çatışmanın veya tavsiyelerinin müşterileri tarafından hiçbir mantıklı neden gösterilmeden reddedilmesinin temelinde de bunu gördü. Bu tespitiyle ilgili bir yazı yazdıktan sonra, düşüncesini Managerial Breakthrough (Yönetimsel Atılım) adlı kitabında geliştirdi. "Belki de ben bu kavramı kaliteye ilk uygulayandım. " diyen Juran bugün itibariyle bu düşüncesinde hiçbir özgün yan görmemektedir.
Yeni Bir Bilim
İnsan bileşenini kalite kavramına eklemesi bile tek başına büyük bir başarıyken, Juran'ın katkısı yalnız bununla sınırlı kalmadı:
- 19. yüzyılda yaşayan Pareto refahın dağılımının birkaç ailede yoğunlaştığını tespit etti ve bu veri için logaritmik bir eğri geliştirdi. Pareto'nun yarattığı bu kavramlarla problemlerin % 80'inin % 20'den kaynaklandığını gösteren Juran; yönetimin hayati öneme sahip bu % 20'ye odaklanması gerektiğini vurguladı.
- Juran üçlemesi ile kalite yönetimindeki planlama, kontrol ve geliştirme bileşenlerini taslak haline getirmiş oldu.
- Juran'ın Quality Handbook (Kalite El Kitabı) adlı kitabı 1951'de yayınlandıktan sonra 5. baskısı ile 230.000 satış rakamına ulaştı.
- Yüzlerce yazı, makale ve konuşmaya ek olarak 30'dan fazla kitabı yayınlandı. Kitaplarının bazıları ilk baskılarına ek olarak gözden geçirildi ve 12 dile çevrildi.
- Konuşmacı olarak topluma hizmet amaçlı ve kâr amacı gütmeyen A. S. Q. (American Society of Quality - Amerikan Kalite Derneği) gibi kuruluşların etkinliklerine katıldı.
- Japonya'nın 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki zorlu durumundan çıkmasında ve kalitede lider bir konum elde etmesinde önemli bir rol oynadı.
Röportaj sırasında kendisine en büyük katkısı sorulduğunda, kalite yönetimine dikkat çeken Juran, kalite yönetiminin genel yönetimin bir parçası olmakla beraber, kendi başına ayrı bir disiplin olduğunu da vurguladı. "Zamanında bu disipline katkıda bulunduğumun farkında değildim; fakat geriye doğru bakıldığında bununla hatırlanacağım. Kariyerimin en iyi zamanı danışmanlık yaptığım 40 yıllık bir süreçtir. Büyük bürokrasiler benim için uygun değildi; danışmanlık ise benim için ideal bir alandı; çünkü serbest çalışma ortamına daha iyi uyum sağlayabiliyordum".
Yazmak Juran'ın yapmaktan hoşlandığı, diğer bir ilgi alanıydı. Röportaj sırasında kendi ufak dünyasını okuyarak kurduğunu; bunun diğer yazarlar için bir değerlendirme geliştirmesine yardım ettiği gibi kendisinde de yazma isteği yarattığını söyledi.
W.E.'de bulunduğu süre boyunca, kurumsal nedenlerle diğer yayınlarda yazamadı. Bu çevreden uzaklaştığında akademide ve özellikle danışmanlık yıllarında "O zamandan beri yazdığımı haykırmak istedim" dedi.
A. S. Q. 'nun Industrial Quality Control (Endüstriyel Kalite Kontrol) adlı, editörlüğünü Mason Westcott'un yaptığı dergide yazarak deneyim kazandı.
39 şirketin danışmanlığını yürüttü. Çalışma, kontrolü gerektirmese de şirketlerin içerisinden kendisine bilgi verenler sayesinde istatistik verilerinin abartıldığını fark etti. İstatistik kalitenin önemli bir bileşeniydi ve bu konuya ya hep ya hiç mantığıyla yaklaşılamazdı.
Juran bu alandaki gözlemleriyle ilgili olarak Westcott'a bir yazı gönderdi. Fakat, düzenli yapılmayan istatistiklerle ilgili bir bölümü değiştirmeyi kabul etmediği için yazısı yayınlanmadı. Westcott, kendisine teselli olarak, I.Q.C.'nin 1951 Ekim sayısından itibaren yazması için "Managerial Corner" adlı bir köşe verdi.
2 ay sonra dergide "Directions for ASQC" (ASQC İçin Yönelimler) adlı bir makalesi yayınlanan Juran, bu makaleyle istatistik merkezli bir yapılanmada dernek yönetiminin başarısızlığına vurguda bulundu.
Juran, 99 yaşında, torunuyla beraber yazdığı kitabında ise, kalite yönetiminde liderlik boyutuna dikkat çekeceğini ve konumlanmanın nasıl olması gerektiği üzerinde duracağını söyledi.
FİNANS, SIX SIGMA, A.S.Q.
Juran uzun zamandan beri, kalite profesyonellerinin karar almada üzerinde durdukları ana dayanaktır. Juran'ın kariyerinden çıkarttığı ders:
"Çok dilli olmak, yöneticilerle iletişim kurmayı öğrenmek, elde edilen kalite verisini iş dünyasının diline çevirmek".
Röportajda bu dersi bir adım daha ileri götürdü ve kalitenin daha ileri bir noktada yer alabilmesi için mali bilgilere bakmamız gerektiğini söyledi. "Çoğu büyük kuruluşta değişik bölümlerden temsilcilerle CEO'nun bir arada bulunduğu bir mali bölüm var. Bu bölüm şirket için mali hedefleri belirler. CEO ise bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol eder.
Juran iş dünyasının, benzer kalite bölümlerinin her şirketin en üst düzeyinde bulunduğu bir yönde ilerlediğini ve bazı Japon şirketlerinin bu noktaya çoktan ulaştığını söyledi. "Kalite yöneticisi bu grubun genel sekreteri gibi olmalı ve en üst düzey kalite hedeflerini kurum için belirlerken, bunun da ötesinde denetleyici olmalıdır".
Çoğu kalite yöneticisinin, bulundukları şirketlerin içerisinde bu tip bir yapılanmayı sağlayabilecek konumda olmadıklarının bilinmesine rağmen, kalite planları genel iş planları içerisinde sunulabilir. Bu konuda başarılı olabilmek için, kalite terimleri yerine mali terimler tercih edilmelidir.
Juran A.B.D.'deki konuşmalarında sık sık Japonya'dan bahseder. Japonya'nın kalitede dünya lideri olduğunu, Güney Kore ve Çin gibi ülkeleri de peşinden sürüklediğini söyler. "A.B.D. sadece birkaç sektörde lider ve şu an için bir çıkmazda. Çıkmazdan kurtulmak kolay olmayacak ama durumumuz da Japonya'nın 2. Dünya Savaşı sonrası hali kadar kötü değil"
Six Sigma (yeni bir kalite disiplini) konusunda çok umutlu olmadığını ve bu disiplini kalitenin kurtarıcısı olarak görmediğini söyledi. "Six Sigma eski kalite için sadece yeni bir isim. Bu da tıpkı reengineering kavramı gibi gelip geçici". Six Sigma'nın işlevselliğinin bilinmediğini ve A.S.Q.'nun bu konuda yeterli araştırmayı yapmasını umut ettiğini söyledi.
Six Sigma'nın A.S.Q.'nun sertifikalarının önemini azalttığını söyleyen Juran, bunun üstesinden gelebilmek için A. S. Q. 'nun diğer sektörleri, kurumları ve sertifika sistemlerini incelemesi gerektiğini söyledi. C. P. A. 'nın (Certified Public Accounted -yeminli mali müşavirliğe denk bir sistem) üzerinde önemle durulması gerektiğini belirtti.
"C.P.A. olabilmek için belirli bir akademik çalışma ve deneyim gerekirken A.S.Q. 'nun bunu tam olarak yaptığından emin değilim. A.S.Q. da C.P.A.'ya benzer bir çaba içerisinde olmalı".
Kendisinden kalite yöneticileriyle ilgili bir yorum istendiğinde:
"Kalite yönetimi alanında yer alanlar şanslılar. Alanınız hayatınız boyunca, özellikle sağlık, kamu ve eğitim sektörlerinde topluma hizmet edebilmek için önünüze fırsatlar sunacak" dedi.
Kendisi gibi uzun ve verimli yaşamak isteyenler için bunun sırrı sorulduğunda ise "Şans, genler ve alışkanlıklar" diye cevap vermiştir..
Quality Progress'in Mayıs 2004 sayısında yayımlanmıştır. |